23 Mayıs 2013 Perşembe

We can do it!

İngilizce öğretmeni olmak demek; üniversite hayatın boyunca feminizmi her şeye ince ince işlemek demenin tam karşılığı olsa gerek. Her konuda yetersiz görülen kadının okuma yazmayla başlayan serüveni erkeklerin çalıştığı alanlara ulaşmasıyla tüm rutini ters yüz etti. Kadınlar artık takma isim kullanmadan yazabiliyor, erkeklerin çalıştığı her alanda bir erkek gibi korkmadan kendini gösteriyordu. Yüzyıllar önce yazılmış  kitaplarda toplumun baskısından uzaklaşan kendi özünü yaratan kadınların artık her yerde kollarını sıvamış korkusuzca savaştığını görebiliyorum. 

Çalışanların kendine olan güvenini sağlamlaştırmak adına yayınlanan "We can do it" posterinden esinlenerek, terk edilmiş bir ısı merkezinin içine girdik.İçerideki atmosferden de anlayacağınız üzere bir döneme tanıklık etmiş fakat artık kullanılamaz hale gelmiş bu makineler birkaç güne kalmadan tamamen tarihe karışacak. Tıpkı "kadın, ikinci sınıf vatandaştır, erkek olmadan kadın olamaz" mantalitesinin tamamen tarihe karışıp kadınların her alanda kendini göstermesi gibi.

Zaman çok hızlı geçiyor, günümüzde her şey oldukça hızlı tüketiliyor ve geri dönüşü olmuyor. Kendi yaptığım bu tişörtle anlatmak istediğim şey tam da bu. Önümüzde bu kadar çok seçenek varken hangi birini seçeceğimize karar veremiyoruz. Yaptığınızda mutlu olduğunuz şeylerin ne olduğunu bilseniz de bir anda karşınıza çıkan bir fırsat her şeyi değiştirebiliyor. 

İçinizden gelenlere kulak verin. Bugün, sizin geleceğiniz.

I was inspired by the poster "We can do it!" whose aim was to encourage workers and just like a pin-up girl, I found myself in this abondoned building in my neighbourhood. When you look at the photos, you will see the old machines and engines, so called witnesses of the history.















Pull & Bear boyfriend jeans, DIY T-shirt, Oysho shoes / ayakkabı

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Far East


Fotoğraflar çekileli neredeyse iki hafta olmuş olsa da daha yeni post yapıyor olmamın bir değil birden fazla geçerli sebebi olduğunu inkâr etmeyeyim. Son günlerde Ankara oldukça yağmurlu, çamurlu ve gri olsa da; güllük gülistanlık günlerinden birinde attık kendimizi ODTÜ'nün gözlerden uzak cennet bahçelerine.

Daha önce de bahsettiğim gibi küçüklükten gelen "ben bununla bir şey yaparım" huyumdan mıdır bilinmez, üzerimdeki kimonoyu neredeyse bir saatte diktim denilebilir. "Kimono, ne kimonosu?" derseniz burada uzak doğuya olan merakım devreye girmiş olabilir. (Tamam, sadece güzelliğinden dolayı diktim.) Kore yapımı dizilerden Korece öğrenmeye kadar uzanan bir sevgiden bahsetmekteyiz. Kimononun mistikliğinden öte oldukça kullanışlı olması da insanı cezbetmiyor değil.  Mevsimlerin hızla değiştiği bu günlerde, rengarenk çiçeklerle süslenip sokaklarda dolanmak evrene pozitif mesaj göndermekten çok daha etkili. "Vakit varken tomurcukları topla, zaman uçup gidiyor" deyip en güzel gülümsemenizi giyip günün tadını çıkarmak yapılacak en güzel şey değil de nedir? 

P.S. Gizem'e teşekkürler ;)

I always feel positive when I dress colorful and floral items and far east patterns are known for their cherry blossoms and so on which make them one of my favourite.It's for sure that I have a kind of love for the Far East culture which even made me learn Korean just by watching their dramas:) So, my inspiration for this DIY Kimono-like top is that love. It is quite easy to make your own kimono. You just need to cut the fabric into a T shape and sew, that's all. Hope u like it:)

















DIY kimono / kendim diktim, Mango shorts / şort, Nursace shoes / ayakkabı, Mark Fisher for Nine West bag / çanta, Vintage eyewear / güneş gözlüğü

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Irony

* Zoru sevmem.
  *Oldukça tembelimdir.
 * Favori aktivitem uyumaktır.
 * Hayatta bakıs açım minimalisttir.
  * Blog yazıyorum, stilimi paylaşıyorum ama deli gibi yemek yiyorum ve kilo alıyorum.
* Hindistan'da , Güney Afrika'da yaşamak istiyorum ama seneye evlenip Adana'ya tasınıyorum.
* Dikis dikmeyi, kesip biçmeyi seviyorum ama öğretmenim.
*24 yaşındayım ama çılgın değilim.
* Okumayı sevmem ama okumak zorundayım.
.
.
.
Baslı basına bir ironi olan ben, bir ergen misali oradan oraya savrulduğum, kararsızlığımın tavan yaptığı bu dönemi başarıyla atlatacağımı ümit ediyor ve pek bir minimalist, basic tarzımla sizleri bas basa bırakıyorum:)
 
 









DIY Levi's short / şort,  Only top / üst, Bershka hat / şapka, Vintage bag / çanta, Keds shoes / ayakkabı