İngilizce öğretmeni olmak demek; üniversite hayatın boyunca feminizmi her şeye ince ince işlemek demenin tam karşılığı olsa gerek. Her konuda yetersiz görülen kadının okuma yazmayla başlayan serüveni erkeklerin çalıştığı alanlara ulaşmasıyla tüm rutini ters yüz etti. Kadınlar artık takma isim kullanmadan yazabiliyor, erkeklerin çalıştığı her alanda bir erkek gibi korkmadan kendini gösteriyordu. Yüzyıllar önce yazılmış kitaplarda toplumun baskısından uzaklaşan kendi özünü yaratan kadınların artık her yerde kollarını sıvamış korkusuzca savaştığını görebiliyorum.
Çalışanların kendine olan güvenini sağlamlaştırmak adına yayınlanan "We can do it" posterinden esinlenerek, terk edilmiş bir ısı merkezinin içine girdik.İçerideki atmosferden de anlayacağınız üzere bir döneme tanıklık etmiş fakat artık kullanılamaz hale gelmiş bu makineler birkaç güne kalmadan tamamen tarihe karışacak. Tıpkı "kadın, ikinci sınıf vatandaştır, erkek olmadan kadın olamaz" mantalitesinin tamamen tarihe karışıp kadınların her alanda kendini göstermesi gibi.
Zaman çok hızlı geçiyor, günümüzde her şey oldukça hızlı tüketiliyor ve geri dönüşü olmuyor. Kendi yaptığım bu tişörtle anlatmak istediğim şey tam da bu. Önümüzde bu kadar çok seçenek varken hangi birini seçeceğimize karar veremiyoruz. Yaptığınızda mutlu olduğunuz şeylerin ne olduğunu bilseniz de bir anda karşınıza çıkan bir fırsat her şeyi değiştirebiliyor.
İçinizden gelenlere kulak verin. Bugün, sizin geleceğiniz.
I was inspired by the poster "We can do it!" whose aim was to encourage workers and just like a pin-up girl, I found myself in this abondoned building in my neighbourhood. When you look at the photos, you will see the old machines and engines, so called witnesses of the history.
Pull & Bear boyfriend jeans, DIY T-shirt, Oysho shoes / ayakkabı



































